saflığın hiyerarşisi... hava ışığı yüklenemedigini, geçirgenliği içinde geçirgenliği ile birlikte kırılan bir ortam olduğunu,kendine dışsal kaldığını bilmez. rüzgarın bir ışık ortamına sürüklenmesi aydınlığında dönebileceği bir iç meyve bulduğundan değil, kendisine dışsal kaldığı müddetçe daha estetik veya uzanilabilir işaretlerine muhtac olduğu yeni isikta yeni görev istemi olarak kendini olumlar bir bicimde hiclikten askerî mantıkta bir pay ister. bu kadar aymazca, bön, ahmak, ve reddettiği duygu yükü oranında hissiz. elektrik komedyanın hiçlik bahsinde yeterli bir önemsizlik arz ettiği iddia edilebilir. kendine mühim kaldığı ölçüde küçülür Alis. böylelikle zamanın mağarasını cyberdreamin olasılık havuzunda daha henüz su yüzüne çıkmadık bir veri havuzunda boğmak. bohem havuzun köşeleri tutulmuş piyasasından seni ayiracak tek gerçek yok oluşu ilk kez bir sahibe boynunu sevdirmiş bir kısrak gibi, hala yabani. hala kendine sadık.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MİRAS

(babama)

Yankısız